Pragmatizm ve pragmatizm çeşitleri

“Pragmatizm” ve “pragmatik” kavramlrı hem günlük yaşamımızda hem de akademik yazında yoğun bir şekilde kullanılmasına rağmen, belkide diğer bütün sık kullanılan kavramlar gibi, pek de araştırılıp ayrıntılı açıklaması yapılmış kavramlar değildir. Bu nedenle genel olarak pragmatizm ya “insanın işine geldiği şeyi yapması” gibi yanlış anlamlara çekilmiş ya da diğer felsefi yaklaşımlarla karıştırılmıştır.

Örneğin, Türk Dil Kurumu yabancı kelimelere Türkçe karşılıklar önerdiği bir eserde pragmatizmi “faydacılık, yararcılık,” pragmatik kavramını ise “faydacı, yararcı” kelimeleriyle karşılamıştır. (TDK,1995:57) Burdaki amaç pragmatizmi daha ayrıntılı inceleyerk, bu felsefenin temel ilkelerini ortaya koymak ve böylece bugüne kadar bu felsefe hakkında edindiğimiz basmakalıp düşüncelerin pek de gerçeği yansıtmadığını göstermektir.

Genel olarak pragmatizmi, Charles Sanders Peirce, William James ve John Dewey gibi ana kurucularının ve savunucularının eserlerinde yansıtıldığı gibi ele alacağım. Amacım bu felsefenin temel ilkelerini açıklamak olduğu için, belirli düşünürler arasındaki görüş farklılıklarına değinsem de, bu farklılıkların ayrıntısına girmek yerine, hemen her pragmatist düşünürün üzerinde hemfikir olduğu görüşleri vurgulayacağım.

Pragmatizmi bir cümle ile tanımlamak olası değil. Pragmatizm, bir anlam teorisidir (theory of meaning). Ancak, pragmatizm aynı zamanda bir araştırma teorisi (theory of inquiry), bir gerçek teorisi (theory of truth) ve bir etik teorisidir (theory of ethics). Bu nedenle, pragmatizmin ne olduğunu bu her bir görüş açısından ele alacağım. Bu incelemede önemli olan, bu felsefenin temel ontolojik, epistemolojik ve metafizik varsayımlarının vurgulanmasıdır. Bu varsayımlar arasında, dünyanın çoğulcu bir yapıda olduğu, reform ve ilerlemenin mümkün olduğu, bireylerin bu dünyada bir fark yaratabileceği, düşüncelerimizin yanlış olabileceği, hangi davranışın etiksel (ahlaki ) olduğu kararının her bir olay bazında verilebileceği ve düşüncelerimizin işlerliği konusunda yaşadıklarımıza bakarak görüş edinilebileceği önemli bir yer tutar.

I. Anlam kuralı olarak pragmatizm

II. Araştırma kuramı olarak pragmatizm

III. Gerçek kuramı olarak pragmatizm

IV. Etik kuramı olarak pragmatizm


SONUÇ

Yukarıdaki inceleme göstermektedir ki, pragmatizm oldukça köklü ve özgün bir felsefi akım olup, “yararcılık” veya “faydacılık” diye kolayca özetlenemez.

Pragmatizm, 19. yüzyıl sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde doğarak kısa sürede kabul görmüş ve etkisini her bilim dalında hissettirmiştir. Pragmatizmi temel olarak bir anlam, araştırma, gerçek, ve etik kuramı olarak tanımlayabiliriz.

Bir anlam kuramı olarak pragmatizme göre herhangi bir kavramın gerçek anlamı, o kavramın hissedilebilir etkilerinden oluşur. Böylece bu anlam, teorik düşüncede değil, herhangi bir olayda, denemede veya harekette belirecektir. Pragmatik düşünce sadece bu anlamın ortaya çıkmasına değil, ona karşı nasıl tepki gösterilmesi gerektiğine de yardımcı olur. Örneğin “savaş” konusunu ele alırsak, savaşın sadece bir zafer olarak tek taraflı yüceltilmesi anlamlı olmayacaktır; savaşın hissedilebilir etkilerinden biri de ölüm ve yıkımdır. İşte savaşan taraflar, amaçları ne olursa olsun, ancak bu gerçeği ortaya koyduktan sonra savaş hakkında daha rasyonel bir davranış geliştirebilecektir.

Bir araştırma kuramı olarak da pragmatizm şüphe durumundan kanaat veya inan durumuna geçmeyi vurgular. Kişinin düşüncelerine çevreden gelen tehditler sonucunda, yani kişinin düşünceleri ile çevresi arasındaki uyuşmazlık belirip arttığında, kişinin önceki kanaatleri şüpheye dönüşecek ve yeni bir kanaat durumuna, düşünce dinginliği durumuna ulaşılacaktır. Ancak bu yeni kanaat durumu nasıl belirlenecektir? Pragmatizme göre kişiye bu yönde bilimsel yöntem yardımcı olmalıdır.

Çünkü, inat, otorite ve a priori yöntemlerde kişi hep insan faktörü tarafından yönlendirilecek, yine insan hatalarıyla dolu şeylere inanacaktır. Ancak bilim nesneldir ve ancak bilim kendi hatalarını bulup düzeltebilme kapasitesine sahiptir.

Böylece pragmatizme göre, kanaat ve inançlar, “dışsal bir süreklilik” tarafından oluşturulmalıdır.

Bir gerçek kuramı olarak pragmatizm ise gerçeği, araştıran kişiler tarafından ileride kabul edilmesi kaçınılmaz düşünce olarak tanımlar. Yani burada vurgu, gelecek üzerinedir. Şu anda belirli bir konuda araştırmacılar hemfikir olmayabilir, ancak gelecekte öyle bir nokta vardır ki, o noktada tüm araştırmacıların görüşleri çakışacak ve görüşlerin gerçekliği ile o görüşün nesnesinin var olduğu anlaşılacaktır.

Bu evrimsel bir epistemoloji ve ontolojidir. Bu dinamik, evrimsel gerçek anlayışıyla pragmatizm, hem kesinlikçiliğe hem de şüpheciliğe karşıdır; anlık kesinlik veya sürekli şüphecilik pragmatizme yabancıdır.

Bir etik kuramı olarak da pragmatizm, kişiyi belirli bir şekilde davranmaya zorlayan etik değerlerin olduğuna ve olması gerektiğine karşı çıkar. Mademki gerçek ileride belirecektir ve insanlar bugün farklı şeylere inanıp farklı şekilde davranmaktadırlar, o zaman pragmatizme göre değişmez etik değerlerin olduğu savunulamaz.

Kişiler kendi deneyimlerine göre bugün kendi gerçeklerine ulaşacaklar ve onlara uygun etik değerler benimseyeceklerdir. Dolayısıyla pragmatizm, çoğulculuğu savunur. Bu çoğulculuk ne bireysel değerlerin ne de toplumsal değerlerin gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayarak, ikisi arasında bir denge kurmaya çalışır. Etiksel gelişmişlik, mümkün olduğunca değerler arasındaki bağların görülüp iyi bir senteze gidilmesini gerektirir. Böylece pragmatizm, basit bir şekilde sadece araçlara veya sadece amaçlara bakarak belirli bir olay hakkında fikir yürütülmesine karşı çıkar. Hem araçlar hem de amaçlar önemlidir ve ikisi arasındaki ilişkiler düşünülerek bir karara ulaşılmalıdır. Yani pragmatizm, deontolojik yaklaşıma karşı çıktığı gibi faydacılığa da karşı çıkar.

Sonuç olarak pragmatizm, evrimsel bir liberal felsefedir. Pragmatizm, radikal görüşlere karşı olup, değişimi vurgulayarak evrimsel bir gelişimi amaçlar. Bu nedenle pragmatizm zıt görüşler arasında bir bağ, onları dengeleyen ve senteze ulaştıran bir köprü olarak görülebilir. Pragmatizmin evrimsel ontoloji ve evrimsel epistemolojisi, dünyanın iyi bir noktaya doğru sürekli gelişerek değiştiği konusunda iyimserdir. Önyargılara, dogmatizme, otoriter çözümlere karşı olup, açık düşünceye, bilime, çoğulculuğa, hümanizme ve demokrasiye önem verir. Pragmatizm faydacı değil, öğrenildiğinde herkese faydalı olacak köklü bir felsefi akımdır.

KAYNAKÇA:

CRABB, C.V., Jr. (1989), American Diplomacy and the Pragmatic Tradition, Louisiana State University Press, Baton Rouge.

DEWEY, J. (1988), The Quest For Certainty: A Study of the Relation of Knowledge and Action, in John Dewey, The Later Works, 1925-1953,Volume 4: 1929, Jo Ann BOYDSTON (ed.), Southern Illinois University Press, Carbondale.

JAMES, W. (1975a), Pragmatism: A New Name for Some Old Ways of Thinking, Harvard University Press, Cambridge, MA.

JAMES, W. (1975b), The Meaning of Truth: A Sequel to ‘Pragmatism’ Harvard University Press, Cambridge, MA.

MOORE, E.C. (1961), American Pragmatism: Peirce, James, and Dewey, Columbia University Press, New York.

MORRIS, C. (1970), The Pragmatic Movement in American Philosophy, George Braziller, New York.

MURPHY, J.P. (1990), Pragmatism: From Peirce to Davidson, Westview Press, Boulder, CO.

PEIRCE, C.S. (1958a), “How to Make Our Ideas Clear,” in Charles S. Peirce: Selected Writings, Philip P. WIENER (Ed.), Dover Publications Inc., New York, pp. 113-136.

PEIRCE, C.S. (1958b), “The Fixation of Belief,” in Charles S. Peirce: Selected Writings, Philip P. WIENER (ed.), Dover Publications Inc., New York, pp. 91-112.

PEIRCE, C.S. (1978), “Pragmatism in Retrospect: A Last Formulation,” in The Philosophy of Peirce: Selected Writings, Justus BUCHLER (ed.) AMS Press, New York, pp. 269-289.

SCHEFFLER, I. (1974), Four Pragmatists: A Critical Introduction to Peirce, James, Mead, and Dewey, Humanities Press, New York.

SMITH, J.E. (1978), Purpose and Thought: The Meaning of Pragmatism, Yale University Press, New Haven.

THAYER, H.S. (1968), Meaning and Action: A Critical History of Pragmatism, The Bobbs-Merrill Company Inc., Indianapolis.

TÜRK DİL KURUMU (1995), Yabancı Kelimelere Karşılıklar, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Dil Kurumu Yayınları: 631, Ankara.

abone ol

Abone olun güncellemeler posta kutunuza gelsin:

Google takip

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © Felsefeye giriş bu bir felsefe blogudur by düşündüren sözler 2007

    Back to TOP