Dernekler

Pozitivizmin ülkemize girebilmesi amacıyla özel olarak kurulmuş bir dernekten söz edilemese de, üyeleri arasında bizzat pozitivist kişilerin bulunduğu ya da pozitivistlerle ilişki kuran dernekler söz konusudur. Bu bağlamda iki dernekten söz edebilmek mümkündür: Bunlar Yeni Osmanlılar Cemiyeti ile İttihat ve Terakki Cemiyeti’dir.[27]

Yeni Osmanlılar Cemiyeti

1865 yılında İstanbul’da gizli olarak kurulan derneğin fikri bakımdan lideri Şinasi’dir. Yeni Osmanlılar Cemiyeti, pozitivist filozoflarla bağlantıya geçen İbrahim Şinâsi ve bazı üyelerinin pozitif düşünceyi oluşturacak eserler tercüme etmesiyle pozitivizmin tanınmasında etkili olmuştur. [28]

Öte yandan 1878 yılında sürgün olarak Paris’e gelen Mithat Paşa, zamanın pozitivistleri tarafından ağırlanmakla kalmamış, Fransız pozitivist Pierre Laffitte, Mithat Paşa’yı Comte’un mektup yazdığı ve mektubunda Tanrının yerine ilmi ve beşeriyeti yerleştiren yeni dinin peygamberi sıfatıyla nitelendirdiği Reşit Paşa’nın ardılı olarak görmüştür. [29]

İttihat ve Terakki Cemiyeti

Pozitivist düşüncenin Türkiye’ye girişinde en önemli rollerden bir diğerini ise, Jön Türklerin bir kısmının da katıldığı İttihat ve Terakki Cemiyeti üstlenmiştir. II. Meşrutiyet’in ilanında söz sahibi olan, kendi başkanları olan Ahmet Rıza’yı milletvekili seçerek Meclis Başkanı yapan bu dernek, pozitivizmin etkisinde kalan Ziya Gökalp, Hüseyin Cahit ve Rıza Tevfik gibi üyelerinin yetişmesinde de önemli rol oynamıştır. [30]

  • Gizlilik Politikası ve Şartlar
  •   © 2007

    Back to TOP